18 Ağustos 2012 Cumartesi
söyleyemediklerimi bak gözlerimden anla
o kadar belliydi ki;
kalbi adeta yüzüne asılmış bayrak gibi dalgalanıyordu.baktığı her yerde, kulağına ilişen şarkılarda aradığını görmemek mümkün müydü? asla!şimdi düşündüm de anneannem nasıl oyuncaklarla oynardı!anlamıyorsa onu gömmeliydi, değil miydi yeterli olan bir kazma bir kürek.
burda kreplerden bahsetmeyeceğim.hatta bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı olması söz konusu bile olamaz,bunların burda işi yok.hatır nedir bu önemli mi peki var mı sizin için bir anlamı bunun?göz bebeklerin büyüdü şimdi.keşke bunun için sevseydim seni öylemi?öyle!.yıkadığım saçlarım,sırtıma birer birer damlarken şimdi anlamanın hiçbir işe yaramadığını tekrar anladım.yeni ayakkabılarımla kanıyorum.allah rahatlık versin!kelimesi yoktur hayatın.
var olun!sağ olun!
Etiketler:
anlaşılma tutkusu,
aşkın doğası,
ilişkiler,
kırk yılın hatırı,
krep,
şarkılar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder